“Ailemizin yanında çocukken hemen büyümeye özenmedik mi? Onların dinlediği şarkılara, okudukları gazetelere, otoritelerine özenmedik mi? Annenizin plakları, babanızın kitapları, dedenizin radyosu, anneannenizin kanaviçesi… Büyümeye özenmedik mi zamanın öyle kalacağını zannederek? Bir anda büyümedik mi “bu zaman o zaman değil ki?” diyerek? Oysa biz o zamanın güzellikleri için hemen büyümek istemiştik. Zaman öyle kalacak zannetmiştik. Hani nerede o plaklar, o kitaplar, o radyo, o kanaviçe işleri… Hani nerede çocukluğunuz? Hani? Hani nerede? Hani anne, baba, dede, büyükanne? Annemin plakları dönüyor, film makaraları dönüyor, herşey geçer, herşey an’a teslim. Bir anılar kaldı bir de beklenen mevsim.”
(Çetin Erker)
