Ölümün sıralısı vardır ama zamanlısı yoktur. Her ölüm erken, her ölüm zamansızdır. En çok da sırası gelmeden, hem de zamansız gidenler özlenir.
Read the rest of this entry
The Cut Eleştirim
The Cut Eleştirisi Girizgahı
Öğretim hayatım boyunca bazı derslere karşı zaafım, bazılarına karşı da ciddi özürlerim vardı. Mesela ezbere dayalı sözel derslerde başarısızdım. İşin içine sayılar, hesaplar, yorum veya mantık girince kıvırırdım da, ezberlenmesi gereken şiir, savaş sebep/sonuçları, misal ilk türk halısındaki renkler, desenler, ay ne bileyim işte, içinde sayı geçmeyen şeylerde beceriksizdim. Bunun sonucu da netti: sınavlarda tüm bildiklerimi karıştırmak.
Amen Değ Hay Ga
Amen Değ Hay Ga (*)
Acılarla yoğrulmuş bir coğrafyada acılardan uzak yaşamaya çalışmak pek de mümkün olmuyor günümüzde. Acılarla acı çekmeden yaşamak ise bazen acıları tazelemeden olmuyor. Yüzyıl(lar) önce yaşananların, günümüzde yaşananların göstergesi olduğunu anlayabilmek için ise biraz tarih bilgisi ve bolca vicdan gerekiyor sadece. İşte bu vicdana sahip insanların bir arada olması ise insan olabilenin yüreğini hafifletiyor.
Read the rest of this entry
Özlem
Bir gülüşe koca bir anlam yüklemek…
Bir kelamdan bir roman yazmak…
Bir selamla bir günü aydınlatmak…
Bir vedayla bir günü sonlandırmak…
Bir umuda bir hayat yüklemek, yüklenen tek şey hayalken…
Hayali hayat sanmak…
Yıllar olmuş sen benden gideli sanırsın. Bir asır geçmiş sanki son muhabbetin üstünden. Daha da bir muhabbete yeltenememişim ondan sonra da zaten. Son denememdi… Denedim, yanıldım, dersimi aldım, daha da denemem.
Özlemekten Ölmek
“Unuturum diye uyudum.
Yine seninle uyandım.
Belli ki uyurken de sevmişim seni.”
(Cemal Süreyya)
Günaydın… Ne basit değil mi? Sadece günaydın. En çok özlediğim, basit, kısa bir günaydın… Hani nasılsın bile sormadan, çok şey içeren bir günaydın. O günaydında saklı nasılsın, aslında insanın “nasılsın, iyi misin?” diye sorulmasını beklediği, sorulmadığında ise “sen bir sor nasılsın diye, kötüysem bile iyi olurum” diye cevaplanan, daha doğrusu cevaplanmak istenen günadın. “Sen günaydın demeden bana, iyi geçemeyen günüm” gibi yani… “Sensiz geçen her günüm gibi” aynı…
“Unutulunca Ölürüm Yar”
“Konuşarak da anlaşamıyorduk, susarak da.
Ben yazmayı tercih ettim, o hiç okumadı.”
Bu yoğun ağır haftada, senin sayende eksikliğini daha da çok hissettiğim bu yokluk, “konuşacak bir duvarım bile olmaması” duygusu tavan yapıyor. Yanlış anlama, bu serzenişimin altında, “sen niye yoksun”dan çok sayende konuşacak herkesi hayatımdan çıkarmam yatıyor. Ki biliyorsun, bu da senin sayende oldu. Hep korktuğum “son kazığı” yedikten sonraki ruh halim bu işte. Kimseyle, duvarlarla bile konuşamıyorum.
Read the rest of this entry
Sen Gittin Gideli
Bir 19 Ocak Daha…
19 Ocak Hrant Dink Anma Konuşma Metinleri
Başak Demirtaş – 2021
Rakel Dink – 2021
Şebnem Korur Fincancı – 2020
Sertaç Ekinci – 2020
Filiz Ali – 2019
Fethiye Çetin – 2018
Rakel Dink – 2017
Maşide Ocak – 2016
Türkan Elçi – 2016
Murathan Mungan – 2015
Gülten Kaya – 2014
Hidayet Şefkatli Tuksal – 2013
Rakel Dink – 2013
Karin Karakaşlı – 2012
Nükhet İpekçi – 2011
Sırrı Süreyya Önder – 2010
Halil Ergün – 2009
Arat Dink – 2008
”Hepimiz Tedirginiz”
Maritza Küçük cinayetiyle ilgi gören konu aslında daha eski. Sadece eskilerde sosyal medyanın gücü bu kadar değildi de bilmiyorduk. Aklımda kalanları, internette rastladıklarımı kısaca bir listeleyelim bakalım nasıl bir fotoğraf canlanacak gözümüzde, gönlümüzde…







![Hrant Dink Poster [edit]](https://garines.com/wp-content/uploads/2013/01/hrant-dink-poster-edit.jpg?w=652&h=380)

